Beni sana anlatmamı ister misin?

Kader mi denir şanslılık mı denir bilmiyorum demiştim bir kaç gün önce.

Ne düşündümse çıkıyor karşıma. Çok şükür diyorum her defasında yüreğini ferah tut Şeyma her varlık yok olacağının farkındalığında ve her duygu ne kadar boğulursa sıcaklığında o kadar öğrenirsin sıkıca sarıl duygularına.

Bir gün ben yokken buralarda belki sen vardın. Temiz yüreğinle kelimelerim üzerinden geçti gözlerin. Ben özlemek nedir bilmem derim hep ben özlemek nedir bilmem . Özlemek benim için bilinecek şey değil yaşanacak bir şey sadece özlerim ve hiç bitmez bu özlemim sadece özlerim ve bence bilmem gereksiz.Belki özlediğimi bilirsem bir acı tat peyda olur dimağımda.Bilmem ben bilemem bu yüzden tek gerçek şahidim kelimelerim değil,  mevzu özlemekse tek gerçeğim eylemim. Senden bahsediyordum değil mi nasıl kendime getiriyorum lafı. Gözlerime bir haller oldu bu günlerde sürekli toz kaçıyor sanki biliyor musun bilmeden bilinmeden bir kimliğe bürünmeden belki hep aklımdasın.

Sonra hep dediğim bir şey vardır. Her şey karmakarışık aklım karmakarışık. Bazen her şey bu kadar karışık olmak zorunda mı diye isyan bile ederim.

Şşş duymasın sakın beni meleklerim. Işığını bulması gibi ayın, her gece dans etmesi gibi sevinçten. Böyle işte mutluluğu böyle tarif edebilirim belki ben burada böyle tuşlara dokunurken. İnip inip kalkarken parmaklarım ışığımı bulmuşum gibi, dans eder gibi.

Hislerimi iyi anlattığımı söylüyorlar. Bazılarının aklında koyu bir hissizliğim.

Beni sana anlatmamı ister misin?

Sözümü kesebilirsin sorun değil.

Bazen böyle demek istiyorum birilerine. Beni bana sor ki şimdiye kadar bildiğim beni aktarayım sana ve belki beraber öğreniriz benin başka yönlerini ve belki sen de seni bana öğretmek istersin.Ben hep isterim sözünü de kesmem üstelik söz.

Hani bazen bir kitabın arasına bir parça not düşülüyor ve o not mucizevi bir şekilde yanıt buluyor.Seslendiğiniz kişinin meçhullüğündeki heyecanı ve belki minicik umudunuzla kocaman umutsuzluğunuzun savaştığı o günde tam da umutsuzluğunuz kazanacakken bu savaşı...

Eğer seslendiğiniz duvarsa yankıyla karşılık verir aynaysa ışıkla karşılık verir kağıtsa renkle karşılık verir size sanmayın ki her kağıda aynı yazar bir kalem.Değil her kağıdın dili ayrı, her duvarın yankısı.Her aynanın ışığı aynı parlaklıkta mı? Seslenişe karşılık belki istektendir belki nezaketten  bilinmez ama karşılık vermemenin büyük bir acımasızlık olduğu bir gerçek.

Öyle işte gene içimden geldi böyle gelişine yazmak...

Sevgilerimleee:))

Yorumlar

  1. öyle içinden gelsin, yaz sen. ama çok mutlu yaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. semmmaaa çok mutlu ettiki bu yorumun benii inşallah hep mutlu mutlu yazarız hepimiiz:))

      Sil
  2. Ne güzel yazıyorsun çingu sen ama yaa, çok güzel anlatıyorsun, okurken insan kendinden bir şeyler buluyor hep :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. biz çok benzeşiyoruz ondan çingu ondan ilk blogunu bulduğum da ahaa demiştim bu çingunun içinde bir ben gizli cidden bak ben de sende kendimi buluyorum bazı bazı:DD
      bilim kurgu da yetişemiyorum sana tebi o yüzden bazı bazı diyorum ;)))

      Sil
    2. :D
      benim hayal dünyam kafayı yemiş çingu bakma sen bana, bilim kurgu diye diye saçmalıyorum bazen iyice :D

      Sil
    3. saçmalamak mı çingu o elfler o cenavarlar değişik isimli yaratıklar dünyalar nasıl çıkıyor o saçmalamak değil yaratıcılık bi kere değişik şeyler ortaya koymak çok hoş rotan belli ayrıca bence çoook iyi gidiyorsun da devam ben kitabını okuyacağımız zamanı bekliyorum :)

      Sil
    4. Böyle düşünmen beni mutlu ediyor çingu teşekkür ederim :) Belki o da olur bir gün inşallah, evren sürprizlerle dolu (:

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar