Bilemem Ben


Yığın yığın saçmalayışlarımı biriktirirken şuraya arada bir yayınlama cesaretini buluyorum kendimde.

Önceki cesarete n'oldu? Mimler vardı onlar n'oldu? Verilmiş sözler vardı onlar n'oldu?

Hiç sorma blogcum bana olanlar olmuş.

Birilerinin bedduasına mı kurban gitmişim kendi nazarım mı tarumar etmiş beni bilemem artık.

Eskiden övündüğüm çalışkanlığımdan eser yok.

Aylardır yatakla aramdaki ilişkiyi geliştirmekle meşgulüm. Her gün biraz daha fazla uyuyorum sanki.

Böyle bir şartlandırma vardı her gün 15 dakika uykusunu çoğaltıyordu biri sonra 24 saat olunca Hakk'ın rahmetine kavuşuyordu.

Aman da ne güzel şeyler getiririm aklıma.

Neyse mesele o değil.

Mesele yok aslında.

Kandırılma potansiyeli yüksek biriyim sanırım.

Bir de böyle güler yüz tatlı söz var ya yılan delikten çıkar işte ben de kendimi parçalar dururum falan.

Boşunalık döngüsünde ben bir umursamaz olmuşum ki sorma blogcum.

İnan dediklerimin yarısını ben de anlamıyorum.

Ama umursamazım yani bak sivilcelerim bile azaldı.

Sınav dönemi olan tiklerim artık yok.

Ya da bir süre mola verdiler.

Maşallah diyelim.:D

Böyle de bir olgun gözüküyorum gözüme ki sorma.

Aslında olgunlukla da alakam yok.

Ramazan da yaklaşıyor.

Dini görevleri bir ay hatırlayan saçma sapan bir insan olarak yaşıyor olmak üzüntüsü sarıyor içi.

Erteleniyor görevler.

Nefis paşam tabi her dediğini yaparım.

Hiç de tatmin olmayız.

Neyse efendim böylece insanlığa karışma evrelerim vardı.

Dedim ki insan olmak çok zor.

Neden insanım?

Neden insan olmayı kabul ettim?

O zaman cidden aklımız başımızda mıydı?

Başımıza gelenin,geleceğin bilincinde miydik?

Bu nasıl bilinçti?

Nasıl bir cesaret bu?

Bir anlık bir ömürlük hatta zaman kavramından bağımsız bir sonsuzluk zincirinde ne çok özgüvenliymişiz biz.

Kendimden utandım blogcum ve bir parçada usandım.

Derdi olan insanları gördüm.

Dert uyduran insanları gördüm.

Gerçek çığlıkları duydum.

Yalancıların maskesiz kalışları ağlamaklı bir gülüşe sevketti beni.

Çok düşündüm blogcum.

Daha çok düşünecektim.

Yorumlar

  1. En başta daha az uyumaya başla. İnan uyumak insanı hepten herşey koparıyor. Uyuma. Gerisi gelir. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorumu dün gece görmeme rağmen çok uygulayamadım ama bugün umarım uygularım ümitliyim,azimliyim,inanıyoruuum.:)

      Sil
  2. Güzel bir yazı olmuş Sevgili Şeyma, hiç de saçma sapan değil, insan ki toplumdan ayrı değil ve etrafımızda olup bitenler de her daim bizlere biraz şekil veriyor, ne yapalım böyle işte... Ben de şu bir iki gündür yayın yapma arzusu ve isteği oluştu değilse yaşananlar çok üzdü bıraksam tümden gidecek elimdeki herşey sankii!!.... Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşananlar üzüyor,yıpratıyor,düşündürüyor. Bir süreç sanırım bu.Kabullenmeye uğraşıyorum.
      Çok çok hassas dengelerde gidip geliyor düşünceler. Doğru yalana karışıyor, kalplerin hali harap çok acayip ya bambaşka şeyler dönüyor.İşin iç yüzü insanı ürkütüyor,kızdırıyor,küstürüyor. Çok doluyum ben galiba öyle işte:)
      En içten sevgilerimlee :)

      Sil
  3. mail kutunuzu kontrol ediniz

    ve sakın üzülmeyiniz efenim

    değmiyor,abla sözü dinle :)

    YanıtlaSil
  4. Bir şirine dönmüş mü buralara şakacıktan gelmedin di mi :))
    Bak bu aralar hepimiz bu tiplerden yakınıyoruz gün geçtikçe daha çoğalıyolar sanki :)
    Gelmişken gitme bak özlemişim seni okumayı :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Heey sensinki şirinee :D
      Buralardayım kaçamazsınız artık bağyan :)
      Çoğalmasalaar :)
      "Sen iste fındık kabuğuna gireyim sultanım" demişti Uzun Hikaye'deki çocuk sevdiği kıza iç sesiyle.o geldi aklıma şimdi. Sen iste gitmem ki diyecektim o geldi aklıma hihi :D

      Sil
  5. Merhaba
    Öncelikle bu blog senin istediğini yazarsın, istediğin gibi saçmalıyabilirsin buna kim karışabilirki? Ayrıca ben yazdıklarını okumayı seviyorum gayet anlamlı şeyler yazıyorsun.
    O cesaretlerimize ne oldu bende çok merak ediyorum.
    Kandırılma potansiyeli yüksek biriyim demişsin, İnsanlara güvenmek suç mu? Eğer hayat boyu insanlara güvenmeden yaşıyacaksak bu hayat nasıl çekilirki?
    Aynı şeyi bende kendim için söylüyorum ama halada güvenmek istiyorum. Belkide fütursuzca güveniyorum, değer veriyorum, sonrada üzülen yine ben oluyorum :(
    Bilmiyorum, daha ne kadar düşünülcek onu da bilmiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız istediğimi yazarım ama yine de ağır şeyler yazmak ne bileyim çok hoş gelmiyor bana belki kendime yakıştıramadığımdan bilmiyorum. Kızıyorum ama içimde kızıp bitirmek istiyorum olmuyor yazıya taşıyor bir yerden sonra böyle yazılar yazıyorum sonra.
      Siz de olmasanız hiç cesaret kalmaz heralde bende orda biri yazdığımı belki beğenir,hoşuna gider düşüncesi var çok teşekkür ederim.
      İnsanlara güvenmek suç değil ama suçlu gibi ceza çeken de yine bizleriz. Kalplerimiz kırılıyor eziliyor. Ben de gene güveniyorum,tüm kalbimle seviyorum ama bu döngüye rağmen yine de güvenebilmek güzel bir şey bence.Çabuk unutuyoruz şanslıyız fazlaca:)
      Çok uzun bir yol var gibi. Hayat yolculuğu çook meşakkatli hale gelebiliyor bazen :)

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar