Günce Bilmem Kaç


Sevgili blogcum;

Sana yazmak için neşeli bir anımı kolluyordum.

Ama bekle bekle bu anın geleceği yok baktım.

Dışarıda "aman yesinler yesinler şeker yesinler" çalarken ben de senin kapını çalsam beni geri çevirmezsin diye düşündüm.

Aklımın fi tarihinde kapattığım dosyalarını açmamak için elimden geleni yapıyordum.

Oralar tozluydu karanlıktı vesaire.

Sonrasında derinlerden bir ses aradığım şeylerin oralarda olabileceğini söyledi.

Ama o içten gelen sesteki buğu beni cesaretlendirmek yerine daha da korkuttu.

Başarısızlıkla sonuçlanan bu hikayeyi neden böyle gerilimvari anlattığımı inanın bilmiyorum.

Ama ellerin memleketinde evlenip kalan insanlar için şu an gerçekten üzüntü duymaktayım.

Her neyse bir kaç milim ilerledim galiba.

Korkuyorum sevgili blogcum benimle alay edeceksin belki yine bu çocuksu korkularından kurtulamadın bir türlü diyeceksin belki bilmiyorum.

Ama bir adım atsam yerin yarılacağından korkmuyorum ki.

Güvendiğim dağlara kar yağar mı diye de korkmuyorum hem.

Üşümeye alıştım galiba.

Ya da biliyorum bir yerlerde kar yağarsa birileri omzuma şallar örtecek.

Bu başka bir şey.

Sana yazmaya sık sık geldim aslında uzunca bir kaç günümü anlattım bile ama işte el gitmedi yayınlaya.

Yürek rahat değildi hiç.

Sonra işte özledim be blogcum.

Güldüm hikayeler anlattım insanlara ve biraz da güldürdüm.

Çabucak geçti günler.

Geçecekti tabi ömürdü bu raylar hiç bozulmazdı bu yolculukta.

Asfalt çalışması olmazdı,su borusu patlamazdı.

Ne bileyim öyleydi işte.

Böylece okul yeni açılıyor.

Sevgiyle kalıın...

Yorumlar

  1. Benden de kocaman sevgiler.. :)
    O küçük yüreğini korkak alıştırma.. sonra çok çekersin.. demedi deme..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çekiyorum işte. Daha çok çekmem inşallah.
      Daha daha kocaman sevgilerrr :) :)

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar