Kadın,Ben ve Feminist Düşünce



Merhaba blogcum;

Şimdi ben bugün romantik romantik yazayım diye mum yakıp  yazı yazacaktım ama mum benim gibi düşünmüyor olacak ki  bir türlü istediğim gibi yanmadı. Fitili içine kaçtı birazcık galiba. E anlayacağınız üzere küçücük mavi bir alevle de ancak bu kadar romantik olabiliyorum.

Neyse belki benim için ağır olduğundan belki sindire sindire okuduğumdan olacak şimdi elimde Virginia Woolf'un Kendine Ait Bir Oda kitabı var.

Kitabın belli bir bölümünü okudum 60 sayfalık bir kısım.

Kitapta zamanın kadınlarının ne gibi haklara sahip olduklarının yanı sıra önceki zamanlarda yaşamış kadınların da yazın hayatlarının yokluk sebepleri araştırılıyor. Neden yazın hayatının göze batmış tüm dahileri erkek sorusunun yanıtını derinlemesine düşünüyor ve düşündürüyor yazar.

Kadının bir odaya kapatılıp dövülmesi kamu oyunda normal karşılanırken  kızlar genç yaşta şövalye vasıflı kişilerle (ailelerinin seçtiği varlıklı ve nüfuslu kişilerle) evlenmek durumunda kalıyorlar. Sonrasında ev sorumluluğu ve çocuklarının olması genç yaşta omuzlarına binen yükü daha da artırıyor. Henüz 21'ine girmeden anne olmuş bu kadınların ya da tanımadıkları adamların bir yüzükle kölesi olan bu kadınların  yapıt üretmekteki başarısızlıkları şaşılası bir şey gibi görünmüyor. Üstelik diyelim ki içlerinde yazacak zaman ve enerjiyi yaratmış bir kadın olsun bu üretilen eserlerin karanlık şeyler içerebileceğini söylüyor yazar. Yaşam az ya da çok bir şekilde esere işliyor tabi ama yine de iç dünyasının kapıları bambaşka alemlere açılan insanların olduğuna hep inanmışımdır. Bir katilin romantik kitaplar okuması beni şaşırtmaz ya da bir feministin erotik filmler izlemesi. Ne bileyim işte insan, yaradılışının üzerinden seneler geçse dahi bir kapalı kutu olmaya devam eden zihinlere sahip bir varlık.Demek istediğim o zamanın kadını özgür bir dünya kurgulamasaydı zaten şimdiki durumlara gelemezdik. Bir kuş kafesteyken uçma hayaliyle mutlu olabilir,bu bir gün uçabileceği inancıyla ilintilidir.

İşte böyle kadının eserlerde yüceltilip gerçek hayatta zar zor okuma yazma bilen ve sokakta olması neredeyse yasak bir mahluk olmasını "kartal kanatlı solucan" olarak tanımlıyor.Kurguda zekice kurulmuş cümleler sarf eden kadın gerçekte sefil bir hizmetçiden başka bir şey değil.

Okuduğum sayfaların birinin altında Doğu'daki kültürle karşılaştırılıyor bu o zamanki batının gerici yaklaşımı.Zamanın İngiltere'sinde kadınlara  muamelenin Doğu'daki muameleden çok da farklı olmadığına değiniliyor. Demek ki diyorum cahillik bölge ayırt etmiyor.

Sonrasında kadının bağımlılığından söz ediyor ki burada yazara halasından kalan -beş yüz şilingti zannediyorum- para sayesinde artık hayatını ona buna kendini beğendirmeye çalışmadan ve muhtaç hissetmeden yaşayabileceği için karşı cinse daha farklı bir gözle  bakabileceğini ifade ediyor. Yani yaşamaya yetecek bir miktar para kimin ufkunu açmaz ki diye düşünüyorum bu safhada. Sadece yaşamaya yetecek kadar olanından bahsediyorum.Yani ayda bir kaç kitap alacak, kiranı ve faturalarını rahatça ödeyebileceğin miktarda bir para.

Öyle işte şimdilik bu kitap benim düşüncelerimi bu şekilde etkiledi.

Bu kitabı okumaya devam ederken yeni bir kitabı elime aldım.Bu da yeni yeni adını duyurmuş bir kadın yazarın kitabıydı. Vefa Enver kendisi ve kitabı üçlü romantik komedi serisinin birinci kitabı olan Çocuk da Yapamadım Kariyer de kitabıydı.Kitabı yarısına kadar büyük bir mutsuzlukla okuduğumu belirtmeliyim. Çünkü kitap benim Türk anlayışımdan o kadar başkaydı ki. Gece kulüplerinde tanıştıkları erkeklerle birlikte olan ve sevgilerini sürekli aldatan Sibel karakteri beni dehşete düşürdü. Sevgilisiyle yaşayan karakter Ahu'ysa  bambaşka bir şok sebebimdi. Ve en masum bulabileceğim Aslı karakteri bile evlilik dışı ilişkiye öyle rahat bakıyordu ki ne bileyim değişik geldi.

Sonrasında kitaba daha başka bir gözle bakıp bitirmeyi başardım. Ama yine de içimi yiyen bir kurt var çok mu geri kafalıyım?

Bu kitabı okurken yine Virginia'nın kitabının bir bölümünde okuduğum bakirelikle ilgili kısım vardı ki bu kısımda beni oldukça düşündürdü. Bir şekilde bu kutsal bakirelik anlayışıyla kadınların kitap yazsa dahi takma isimlerin ardına saklanmalarına bağlanmıştı. Kadının duyduğu korkuyu tam olarak anlayamamakla birlikte bu meselenin bakirelikle bağını da çözebilmiş değilim.

Her neyse bakirelik mevzusu hassas bir konu ve ben konuya nasıl yaklaşmam gerektiğini bilmiyorum. Herkesin inancı kendine tabi ama şimdi popüler kültürün çok satanlar listesinde benim bildiğim Türk ahlak anlayışına tamamıyla zıt düşen bu kitabın varlığı beni korkuttu.

Ben ki ciklet(chick lit) kitapları çok seven biriyim evet bunu açık gönüllülükle söyleyebilirim. Karakterlerin isimleri Martha, Elizabeth ne bileyim Rose falan olunca o kadar ilgincime gitmiyor ama böyle batılılaşmak bu anlamda batılılaşmak gerçekten istediğimiz batılılaşmak mı?

Kadının erkek kadar özgür cinsel  istek tatminleriyle kullanıldığını düşündüm işte uuf çok karmaşık bir mevzu.

Üstelik kimsenin cinsel hayatına laf atacak konumda olmadığının bilincinde olan ben neden bu kadar irite oldum bu kitaptan onu da bilmiyorum.Açıkçası serinin diğer kitaplarını okuyup okumamakta kararsızım.

Her neyse başınızı epeyce şişirdiğim bir yazı oldu.

Sürç-ü lisan etmişsem affola...

Sevgilerimle...

Yorumlar

  1. Kendine ait Oda iyidir, ne kadar İngiliz de olsa ufuk açıcıdır yazmak isteyenler için. Ama bakirelik ile ilgili kısmı hatırlayamadım.

    Diğer mevzulara gelince açıkçası sana katılıyorum canımcım ve elbette derince mevzular:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küçük bir paragraftı aslında ama beni düşündürdü öyle bir benzetmenin yapılması. Yani bakirelikle ismini paylaşamamanın bağdaştırılması tuhaf geldi. Yoksa dönem şartları malum kadın ismini paylaşmaktan elbette geri durabilir. :)

      :):):)

      Sil
  2. okudum da bu yazarın hayatı olan film var. "saatler" izlesene bak yaa :)

    YanıtlaSil
  3. Nerelerdeydın seymaaaa. Kayboldun ortadan bı an da. Senı gördüğüme sevındımm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de seni gördüğüme inan çok sevindim yavsş yavaş blog gezmelerine de başladım ama şimdi de finaller geldi çattı en yakın zamanda sana da geleceğim inşallah:)
      Öpüyorum çok:)

      Sil
  4. şeyma onca zaman seni okudum bak ilk defa diyorum ki "harbi garip lan bu kız" falan. tekrar gelip de seni okuduğum için mutluyum.

    k.prens

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ciddi misin ya ama inanamıyorum ben sana oldukça tuhaf göründüğümü düşünmüşümdür hep :)
      Ben de senin yorumunu okuduğum için çok mutluyum daha sık gelsen keşke :)

      Sil
  5. Takipteyim.benim atölyeme de beklerim http://ciziyorumdikiyorum.blogspot.com.tr
    ayrıca facebook sayfam da var. orayı da beğenirseniz sevinirim. https://www.facebook.com/pages/Tasarımda-Nilgün-Özen-Aydın/802433419804021

    YanıtlaSil
  6. Şeyma seni çok özledik bacım.bir daha gitme oke.Şimdi yazılarını mıncıklicam hıh :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok gittim diğ mii :D
      Ay yokluğum hisseden kişilerin olması çok büyük mutluluk verici amaaa :)
      Çok çok tişkür ederim :)
      Gitmicem inşallah bi yerlere buralardayıım :)
      Öperim kii :*

      Sil
  7. Kitap çok ilginç geldi. Şu aralar bu kadar yoğun kitapları pek kaldıramıyorum ama okuyacağım :)
    Diğer bahsettiğin yazar benim de hiç hoşuma gitmedi yazından okuduğum kadarıyla. Evlilik dışı ilişkinin meşrulaştırılması hoşuma gitmiyor. Kitabın ismi manidar olmuş gibi geldi bana ayrıca;hem o denli sınırsız bir hayat yaşamak isteyip hem de çocuk veya kariyer istemesi hatta bunu yapamadığından yakınır gibi bir dil kullanması çok gülünç. Hayatın değerlerini bir yerden çürütmeye başlarsa insan sonra bu çürümeye engel olamaz.
    Ben de çok açtım arayı hofff :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Virginia Woolf bir kadın olarak okunması gereken yazarlardan bence bu kitabı olmaz da başkasını deneyebilirsin. O dönemin kokusunu almak sana da iyi gelecek bence :)
      Değişik ilişkiler var. Gerçek hayatta böyle yaşayan insanlar elbette vardır kimseyi kınamıyorum ama benim ahlak anlayışıma aykırı geldi işte ay ne bileyim :) Cinsel özgürlük olarak nitelendirilen bir sapkınlık var bence şimdiki genç topluma yayılan bir şey.

      Okul var ya okul hep bu okul bitiriyo biziii :/

      Sil
    2. Okuyacağım kesin merak etme :)
      Ben de kınamayı pek sevmem ama yine de hoşlanmıyorum vaziyetin böyle olmasından. Cinsel özgürlük denen şey(onların algısındaki) o dillerinden düşüremedikleri aşkı ayaklar altına almak oluyor, ne zaman farkedecekler bunu bilmiyorum..
      Evet :(

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar