Dün-Bugün-Günce

Sevgili blogcum;
Günler sonra erkenden kalkmanın mutluluğunu yaşıyorum. İrademin büyük bir parçasını kullanmış olmalıyım. Daha çok ihtiyacım olacak ona oysa bugünden sonra. Daha çok yorgun,uykusuz ve belki bir parça mutsuz olacağım.
                                                                            

Önemi yok, küçük baş ağrıları gelip geçiyor. Başka kişilerle başka şekillerde mücadele ediyorum.

Beni dışarıda bırakmayın diyor, duraktaki kız. Söylediklerinde bir anlam bulamıyorum. Konuşmak için kırıyor ve konuşmayı sürdürüyor inatla. Korkusu olmalı yalnızlığa dair, en yakın dost oysaki sırtını döndüğü. En uzağa gitse kaçamaz ve en yakınında olsa en sevdiğinin dahi, yalnız yine yalnız. Kaçısı mümkün olmayan. Karanın görünmediği bir okyanus. Sonu olmayan bir çelişki savaşı yaptığı. Yorulacak sonunda çok yorulacak çocuksu düşleri ne kadar avutabilirse o kadar uyayabilecek, bazı gecelerse hiç.

Belki de sadece abartıyorum. Her şeyden öyle habersiz ki onun adına üzülüyor ve bir parça utanıyorum. Dilin kemiği olmalı blogcum, durmalı, durdurulmalı. Kramplar girmeli dile,kıvrandırmalı sahibini yeri geldiğinde.


Her gün yazma üzerine düşünüp karalıyorum yazdığım üç beş satırı. Öyle cahilim ki, öyle az okumuş. Kelimeler yetmiyor. Düzensiz hepsi,hiç biri yansıtmıyor beni. Beni içimden alıp satır aralarına gizleyemiyorum artık. Hazır yağmurlu günler yüzüme kara lekeler yapıyorum çamurdan nafile bir çaba. Neon kıyafetlerle saklanma gayreti kadar komik kaçıyor bu davranışlarım.

Benimle konuşuyor. Kendimi zayıf hissetmiyorum garip. Sorulara cevap veremiyorum. Tüm soruların canı cehenneme şimdi durmuş ben konuşuyorum. Her şeyi olduğu gibi görme lüksüne sahibim bir kaç dakika. Benimle konuşuyor, oldukça insanî oysa susmak istiyorum.Sebepsiz bir çılgınlığa vurmak istiyorum kendimi. Aklın ipini salmak istiyorum. Çok ağır bir yük.Gök reddetti. Dağlar reddetti. Sıra kimde? İnsan kabul ediyor sorumluluğu. İnsan olmanın ağırlığını hissediyorum.

Bir cadde daha geçiyorum, akıl zindanlarımın geniş avlularında derin nefesler alarak rahatlamaya çalışıyorum. Olmuyor,olacak,olmalı.

Yaşamayı deniyorum, oysa henüz yaşamadım demeden önce. Göz açıp kapayıncaya kadar. 

Ne kadar becerebilirsem artık kaçmadan kusurlarımdan.

En içten sevgilerimle...

Şeyma

Yorumlar

  1. Bebeğimmmm bu aralar neden böyle hüzün kokuyor senin satırlar??

    Ayrıca bu sabah ben de kendimle gurur duyuyorum, çünkü erken kalktım (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bahar çarpmış olabilir belki bilmem ki :-)
      O zaman bundan sonra hep erken kalkarız inşallah günün erken saatlerini sevdiğimi farkettim :-)

      Sil
    2. çarpmasın o bahar öyleee olmazz kabul etmiyorum. hep gülümsesin benim kuzum :*
      ayy ben de öyleeee ama sanmam ben çok tembelim (:

      Sil
    3. Senden bulaşıyor ki gülücükler zaten :-)))Ben de öyleyim ya ama bu sefer uğraşıcam bakalım :-D

      Sil
    4. canım benim :*
      not: ben bugün yine geç kalmamayı başardımmm yehhu (:

      Sil
  2. Senin mi kelimelerle aran kötü? Yapma. Kelimelerin varken yalnız değilsin. Bak onlar aracılığıyla arzuhalini anlattın. Biz buradayız. Ne zaman konuşmak istersen hiç çekinme boşuna komşu demiyorum ben :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de yalnız olduğum için kelimeler vardır bilmiyorum ki :)
      İyi ki varsınız siz de olmasanız zaten benim halim ne olurdu bilmiyorum ciddi anlamda :)

      Sil
  3. Belki de sadece abartıyorum. Her şeyden öyle habersiz ki onun adına üzülüyor ve bir parça utanıyorum. Dilin kemiği olmalı blogcum, durmalı, durdurulmalı. Kramplar girmeli dile,kıvrandırmalı sahibini yeri geldiğinde.

    Şu kısma çok katılıyorum. Çok güzel ifade etmişsiniz

    YanıtlaSil
  4. Ne zamandır gelmiyorum acaba buralara :) blogun çok cici olmuş unnim. Böyle yazılarına ne desem bilemiyorum. Şuraya biraz mutluluk bırakayım o halde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sarıldım o mutluluğa o zamaan :)
      Çok teşekkür ederim çinguyaa Sawako can değiştirdi buraları sağolsun :)

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar