Bu sırada dünyayı kurtarabilir miyim? Neden olmasın.




Sevgili blogcum;

Mutluluğun formülünü buldum.

Söylenenler yazılanlar vesaireler bir kulağımdan girip ötekisinden marş marş çıkıyorlar.

Çünkü çıldırmanın eşiği bunu gerektiriyor.

Herkeste ve her şeyde art niyet aradığım zamanların melun huzursuzluğu yok artık. Hiç bir duyarlılık işareti göstermiyorum.

Sınav var. Biliyorum, sınav var.  Sınav var. Varsa var.

Bu da benim tembel öğrenci olduğuma dair dedikodulara binaen takındığım tutumdur.

Bunun tembellikle bir alakası yok.

Eğer müsaade ederlerse onlara aklımın olduğunu bizzat ispatlayabilirim ama hata yapma haklarımı kendimde saklı tutuyorum.

Her neyse lanet olası sosyal hesaplarımla haşır neşirliğim canımı sıkmaya başladı. Biraz da artık yüzümü dahi hatırlamadığını düşündüğüm insanları yokluğumu fark etmeyeceklerini düşünerekten sosyal hesaplarımdan uçurdum. Bence güzel yaptım. Bu projeye ilerleyen günlerde kalbim daha temiz olursa -bir gün belki işim düşerci kın kın kınadığım yaklaşımdan uzaklaşırsam- devam edeceğim.

Kendine dürüst olmalı insan blogcum.

Hevesimi kaçıran milyon tane şey var. Psikiyatr işinde de canım sıkıldı zaten.  Boşuna benimle uğraşma doktor deyip restimi çektim. Öyle dümdük değil tabii içimden hatta evimden.

Öyle işte blogcum herkes kendi hayatının baş rolünde koşturup duruyor. Ben kendimin dublörü gibiyim. Sanki olaylar bambaşka birinin başına geliyor da ben emaneten sahneye ittirilivermişim.
Öyle de bir saçma işler.Sen hiç böyle hissettin mi blogcum her şeyin dışında ama içinde ya da içinde ama dışında?


Tarık Tufan'ın  Ve Sen Kuş Olur Gidersin diye bir kitabı varmış. Onu okumaya başladım. Fazlasıyla karamsar. Adam içinde ne yaşıyor çözemedim. Okuldan mezun olmuş, 26 yaşında karakter mi, bizzat kendisi mi bilmiyorum ama acayip yani. Bir işi var hatta arada sevgili bile yapmış olabilir. Kafam çok yerinde değildi okurken ama adamın içsel bir sıkıntısı var, yarınla bir sıkıntısı var.Ölümle bir sıkıntısı var.

Benim derdimse şu yapacak bir iş bulmak. Okulu bitirmek tabi öncelikli ve belki de şu andan itibaren deveye hendekten atlamayı öğretebilirim.

Sonra da bir işim varken para kazanıyorken kimseye yük olduğumu düşünmezken salak salak dertlenmek. Bu sırada dünyayı kurtarabilir miyim? Neden olmasın. Sınıftakiler böyle şeyler yapıyorlar. Yüzyılın yazılımı. Hayatınız değişecek.


Sevgiyle kalın...

Yorumlar

  1. Çok güzel yazmışsın. Okurken sanki biri benim tarif etmiş gibi hiss etdim. Bazı zamanlar her kes böyle hiss edip kendine sorular sora bilir. Her kes kendince dünyanı kurtara bilir bence:)) Tabiki sende;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah ben de kendi dünyamı kurtarabilirim :-)
      Bazen çok düşünüyorum böyle şeyleri :-)

      Sil
  2. Öyle dümdük değil haa içimdeen :D
    O dublörlük olayını resmen yaşadım arkadaş yaa. Tabi geçen dublörlüğünü yaptığım oyuncuyu işten attılar. Dizi devam ediyor birini bulmak lazım diye de beni aldılar işe. Hadi hayırlısı :D
    Darısı başına komşuuu~~ Baktın işten atılacağı yok, merdivenden itiver. Başrol bizimde hakkımız dimi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehe o da iyimiş gerçek ben hangisi bulursam seçim yaparım belki :D

      Sil
  3. bişey dicem ben çok denedim kurtulmuyo o dünya :):) birazcık sıkın dişinizi ders çalışmaya devam..sonrası gelir panik yok :):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama bizim kurtarmamız gerekiyo mecburen yani yeni projeler yapıp refah düzeyimizi yükseltcez başka türlü çıkarı yok. Proje proje proje düşünce gücüyle evreni yerinden oynatmamız gerekiyo :D
      Sıka sıka çok diş kalmadı ama yaa cidden diyorum bruksizm belasıyla boğuştuğumdan da olabilir pislik bir plastikle uyunmuyo bi de :)

      Sil
  4. geçmiş olsun bi de çok çok başarılar bi de kızlara selaam :)

    YanıtlaSil
  5. Zaman zaman hepimize oluyor, sonra geçiyor işte geçmese belki değişecek bir şeyler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de geçmiyor işte ama yine kendime zarar. Biraz karışık hisler.

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar