Neredeymişim? Nasılmışım? Pardon??



Katlanamayacağım bir şey varsa o da riyakarlıktır cancağızım. İçi kokuşmuş düzenin birer kuklası olduğumuza delil gibi maskelerle gezmemizin alemi nedir onu çözemediğimden belki. Belki karşıdaki zavallı kurbanınızı hedefinize dolambaçlı yollardan götürmektir niyetiniz bilemiyorum.Bana zor geliyor sizi anlamak. Tüm jokerlerimi kullanıyorum oysa yine olmuyor,pes ediyorum tüm paslarım tükendiği için sırf.

Zavallı yapmacık üzüntüleriniz -biliyorum benim adıma ziyadesiyle üzgünsünüz- umurumda değil.

Umurumda olan yirmilik diş ağrıları mesela, yetişmedikçe artan para ihtiyacı ve dahası bir açgözlülük yarışı dört nala, benim acım senin acını döver'li şiirlere ilham bulmak ya da ben seni on misli sevdim diye bağıran çok satanlı kitaplarda boğulmak.

Yo hayır sadece şaka yapıyorum.Biliyorum komik değil ben bile kendime nezaketen gülemiyorum.

Umurumda olan bir körün görmeyen iki gözünden daha kör olduğumun idrakına varmak, takıldığım taşları bir bir toplayıp bir kavanozda toplamak.Kendine layık görmediğini kimseye layık görmeyecek kadar onurlu olmak.

Olsaydıyla ölseydi bir araya geldi bugün. Ne neşe ne neşe.

Mutluluk oyunlarınıza çomak sokmuş gibi olmayım diye iki ağlamak arası sustuğum için sırf, yargı silahlarınız beni nişan aldı.Ah şu yargılarınız önü arkası kesilmeyen.

Umurumda olan çok az şey var hasılı.

O yüzden kimse kendine pay çıkarmasın diye didinmiyorum. Gereksiz çünkü.

Yanlış anlaşılmak veya anlaşılmamak dertlerimden değil.  Onlar zaten hep vardı yeni bir şey de değil açıkçası.

Yapmak istediklerimden korkuyorum. Anlatmadıklarımdan,biriktirdiklerimden derin bir bataklık çekiyor beni.Bir senemi çürüten bataklıkta bu sefer boğulur muyum dersin blogcum. Bir ihtimal. Sadece bir sona ihtiyacım var.

Yorumlar

Popüler Yayınlar