Artan Cahilliğime


Gün geçtikçe beynimin bir süzgeç olduğundan şüphelenmeye başladım. Üstelik iri taşları da küçük taşları da düşüren bir süzgeç. Baya koca delikli bir süzgeç.

İlim öğrenmek zor zanaat.En basit gördüğünden, en zor bildiğine kadar istisnasız. Zor iş işte her şey dışarıdan seyrettiğin gibi hoop diye oluvermiyor.Cahilin işi zor. Üstelik de bildikçe azalıyor insan oysa doğru orantı artmayı gerektiriyor.Hayat matematiği yalanlıyor bir kez daha ama hüküm için henüz erken. Cümleyi tamamlamaya kalmadan değişebiliyor fikir. Öyle zor işte.

Evvela sabır. Vakti zamanında bendenizde bolca var sanırdım. Ya Rabbi ne büyük yanılmışım. Her işim yarım kaldı.

Şimdi bir de kapıya gurur dayandı, kibir dayandı. Hayır bunca küçülmüşlüğün içinde bunca goduşlanmak(böbürlenmek) da yalnız bana kaldı.

Hah ne diyordum süzgeç. Beynime ne koysam akıp gidiyor sanki ne bileyim bana mı öyle geliyor. Öyle olsun lütfen diyorum bir yandan. Kalbime zaten diyecek söz bulamıyorum.Üç dakika coşkuyla atıyor dördüncü dakika nefsin atalete düşüren sesiyle yelkenler suda.

Gel gelelim ben divane sürekli bir avuç suda kulaç atmaya çalışmaktayım.Yüzmeyi öğrenememiş bünyede de böyle yelkenli sulu teşbihler yapmak da ayrı bir hoşluk ki sormayın.

Bu ara kulaklıkla müzik dinlememeye çalışıyorum. Kendimi dinleyeceğim çünkü amaç bu. Otobüs seyahatlerimde işime yaramadı değil. Kulaklığı taktım önceden okuduğum bir kaç deneme vardı onları dinledim. Nasıl da hızlı okuyorum sanırsın bir yerlere yetişeceğim. Huloloop bitiveriyor. Anlayabilene de aşk olsun yani .Olsun baştan sarıp sarıp dinliyorum. Okuyan benim sonuçta trafiğin sessiz dakikalarında tanıdık kelimeler çalınıyor kulağıma, metinleri hatırlıyorum, anlamları kavrıyorum. Ne için vazgeçersen sevdiğinden asıl sevdiğin odur. Böyle diyor parayla ilgili bir denemede. Annem,babam, kardeşim para diyor. Ne korkunç. Okumuşum ama unutmuşum işte hep unutuyorum.

Arada konuşmalarıma afillli sözler eklemek istiyorum. İki güzel muhabbet arası bir mısra şiir. Mümkünü yok aklıma gelmiyor. E sonuçta serde inatçılık var aklımda kalan aynı anlama gelen uyduruk mısrayla atıf yapmak da istemiyorum. Mümkünü yok "yarım yamalak bir uzlaşmaya " yanaşmıyorum.

Geçen gün Gülhan'ın Galaksi Rehberi'ni izlerken Özdemir Asaf 'ın Yaşam şiirini okuyor. Kamboçya'da. Dün de aynı bölüm vardı sanırım geceleri kimse fark etmez koyalım aynı bölümü dediler. Ben fark ettim ama kötü oldum ne bileyim. Neyse konu şiir, o kısım çok güzeldi. Erinmeyip yazacağım ki aklımda kalsın belki zaman gelir ben de Kamboçya'nın alengirli isimli bir köyünde aynı şiiri okurum belli mi olur?

YAŞAM
Sanırım görmediniz;
Şimdi şuradan geçti.
Yazık görmediyseniz,
Böcek gibi güzeldi.


Küçücük bir şiir aslında yine de etkileyici bence. Aklımda zaten sürekli Cahit'in sesi. Yedi Güzel Adamı izliyordum Ramazan başı.Şiir de şair de severdim de ne bileyim sanırım baya abarttım artık bu romantiklik işini.Zaten ben bir şeyleri abartmayı da pek severim aramızda kalsın.

Ne diyordum şimdi okuduğum bir kitapta Shakespeare' in bir sonesi vardı. Muhyiddin Şekur'un Su Üstüne Yazı Yazmak kitabı. Ruhuna Kitap blogundan görmüştüm kitap incelemesini. Kütüphanenin katalogunda aradım, bulabileceğime dair çok da ümidim yoktu açıkçası ama şak katalog kitabı buldu, kitabın rafta olduğu bilgisini bana ulaştırdı. Şimdi ben kalkıp kitabı gidip 3.kat, bilmem kaç seri numarasıyla bulup o raftan almasam ayıp etmiş olmaz mıydım?

Gelelim o soneye. Onu da yazıyorum burada topluca dursun. Belki birilerine ilham bile olur.

"Düşünce insanların ve kaderin gözünden,
Aforozlular gibi yapayalnız ağlarım;
İrkilir sağır gökler çığlıklarım yüzünden;
Bahtıma lanet okur, yüreğimi dağlarım;
Talihi yaver giden herkese gıpta eder,
Şu denli güzel olsam, dostlarım olsa derim;
Şunda sanata, bunda dehaya içim gider,
Oysa solda sıfırdır yapmak istediklerim;
Kendimden iğrenirken aklım sana doğrulup,
Gönlüm kara dünyayı gerilerde bırakır;
Gün doğarken yükselen bir tarla kuşu olup,
Cennet kapılarında kutsal ezgiler şakır;
Öyle bir servettir ki sevgini anmak bile,
Sultanlarla yer değiş deseler de nafile."

Gel de şiire, şaire gıpta etme.

Gönlü geniş olanlardan eylesin Rabbi'm bizleri. Bir dilek,bir dua o ki kimsenin mutluluğu bizi üzmesin ve kimsenin üzüntüsüne sevinebilecek kadar da taşlaşmasın kalbimiz.

Hayırlı Ramazan'lar olsun :)

Yorumlar

Popüler Yayınlar