Vizelerden Önce




Selam blogcum;

İnsanlar zor günler geçiriyor hem de çok zor günler. Bu süreçte kendi dertlerini minicik görebiliyor insan. Benimki de ne ki peeeh dedirtiyor,yaşananlar, yaşatılanlar, yaşayanlarların halleri.

Ama kazın ayağı öyle değil.İnsan kendi derdiyle başbaşa kalınca ondan büyüğü kalmıyor. Yüreğini sıkıştıran büyük çoğunluk kendi derdi insanın. Keşke mazluma yapılan eziyete dertlensek o kadar. Bir o kadar üstüne üstüne dertlensek anca taşın altına elimizi sokarız belki.

Neyse amacım ajitasyon yapmak değil. Ben neyim ki ele öğüt vereyim hem. Haddimi bilirim çok şükür. İşte böyleyken böğrüme oturan öküz sürüleriyle beraber geldim.

Ne etsemdi de vizelerin stresini azaltsamdı? Bir yol bulup staj yapmalıydı? Şu dersleri geçmek zorundayımdıydı da, biri bile kalmamalı mıydı? Torpilim de yoktu şu stajı nerden bulacağıktı?  Bu sunum da nereden çıktıydı? Bu dersi hangi akla uyup da seçtimdi? Bitirme ödevinde ne proje yapsamdı?

Geleceğin müphemliğinde kaçacak bir delik arayıp duruyor insan. Hayatın okulla son bulmayacağını düşünecek olursak -ki inanın şu an şu şuursuz aklımla keşke öyle olsa diyorum- işimiz yaş.

Bazılarına kapılar şırak şırak açılıyor valla bravo diyorum, maaşallah diyorum. Benim elimin arkaları kapı çalmaktan yara bağlayacak o derece.

Neyse nasipten öte yol yok sonuçta. Bir arkadaşıma şu günlerde çokça dedim "Ümit imanın özü" hoop ne oluyor Şeyma efendi bir kendine gel.

Durup durup bana "Ne yapmayı düşünüyorsun?" diye soruyor. Bu soru devamlı aklımda. Ona göre güzel işlere burun kıvırıyorum muhtemelen. Sevmiyorum, zevk almıyorum, heyecan duymuyorum. Yemişim ben öyle işi dedim. Keyfim miydi işten çıktım? Çok mu zenginim? Mutsuzum mutsuz anlatamıyorum adamlara.

Neyse bak atara gerek yok. Ay ağlasam da rahatlasam boğazımda bir düğüm. Diş sıkmalara yeniden başladım. Perişan haller.

Bu vize dönemi öldürüyor beni. Sınavlar başlamadan yüz göz sivilce dolu. Okulu bitip oturan da keşke benim de bitmese, bitti de noluyor diyor. Bir beylik tabancam olacaktı var yaa. Bilmeden etmeden konuşuyorlar. Rahat yerinden konuşmak kolay. İşini gücünü yapmış adam gelip de maaşından şikayet ediyor. Böyleleri de var işte. Ben aileme yük oluyorum diye gene bin perişan. Tabi ki onların başının üstünde yerim vardır falan ama yine de kötü işte anlatılmaz, yaşanır.

Bak gene dertlendim. Yok yok toparlanacak her şey. güneşli günler yakındır. Bol gülücüklere devam.

Öyle ufacıcık şeylere de asmayın suratınızı e mi? İnsanlar sebep, o sebep, bu sebep niye üzülmeye bahane arayalım canım gülmeye bahane bulalım hep.

Bazıları bu da dert mi diyecek, bazıları ben de yaşadım bilirim diyecek, bazıları benimki de dertmiymiş diyecek.

Ne derseniz deyin sevgiyle kalın efenim ay nasıl bağlasam bilemedim böyle de tuhaf bir son oldu işte.:))


Yorumlar

  1. Ne güzel söylemişsin: "Ama kazın ayağı öyle değil.İnsan kendi derdiyle başbaşa kalınca ondan büyüğü kalmıyor. Yüreğini sıkıştıran büyük çoğunluk kendi derdi insanın. Keşke mazluma yapılan eziyete dertlensek o kadar. Bir o kadar üstüne üstüne dertlensek anca taşın altına elimizi sokarız belki."

    Çeken bilir mirim, herkesinki o dönem kendine büyük derttir zaten... kim ne derse desin bildiğini okur o dert, yine de yapar yapacağını....Sen en iyisi sana da pasladığım mimi yap öyle başla çalışmaya :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zamaan derde yapacak bir şey yok mim yapalım öyleyse diyor ve bu şahane mimi yapmaya koyuluyorum :))

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar