Buradan Oraya Kadar Uzun Bir Yol





Neyimden hoşlanıyorlarsa koparıp attım. Şu yorgun bacaklarımla şehri turluyorum artık.

Yol güzel biz yola bakalım. Öyle güneş batımları ki şeftali rengi.

Öyle güzel kızlar. Güzel oğlanlar.

Nereye gitsem insanları çıldırtmak gibi bir özelliğim var.

Yeter bee dedirtene kadar direttiğim ilk sefer. İlk kapı. Kovulursam çok bir şey kaybeder miyim merak konusu.

Onlar çok şey kaybederler mi? Belki.

Bakalım. Gece gece bir kaybolma isteği, terk etme isteği, bağları yok etme isteği.

Zaten biliyordum da yani şu ettiğin kalbimi bir cız ettirdi İ.cim bilesin yani. Nasıl beğenmezsin benim profilimi? İnsan bu kadar nankör olur. Hem ben sevincimde sana gelmek isterken, üzüntümde sana gelmek isterken. Kırıldım valla. Yani tabi pek bir ehemmiyeti yok falan dersen de yemezler. Dahası yıllar sonra ancak görüşebilecek olmanın rahatlığıyla yazıyorum. Zaten okuma kabiliyetlerini üzerimde kullanmadığın için de olabildiğine rahatım.

"Sessiz yaşadım ben. Kim beni nereden bilecek? " diyen bir Mehmet Akif rahatlığı.

Başlarım senin meşguliyetine diye edepsizleşen ben. Bana ne canım haddim değil zaten de yemezler işte. İki saniyende mi yoktu bre vicdansız? Amma içerlemişim bu arada neyse bu konuyu kapatalım.

İşte eski bir arkadaşıma mesaj attım. Böyle bir haller zuhur oldu. Kızar mı acaba yok canım takmaz bile. Kızsa da söylemez. Söylese ne ederim bilinmez. Allah sonumuzu hayretsin.

Seviyorum ama hem de baya seviyorum. Amma velakin öyle tuhaf ve kesik görüşmelerle arkadaşlık markadaşlık kalmayacak. Üç sene sonra tanımadan birbirimizin yanından geçersek hayırsız pislik diye de fısıldayan ben olurum muhakkak. Anında siliş. Fişşuuu.

Seni seven de kabahat. Bir fırtına kuşunu sevmeliydim senin yerine/Hiç değilse baharda gelir göğümü şenlendirirdi. Ben demedim. Sylvia demiş. Buna benzer bir şey işte. Ölürsem okursun, bir zahmet. Al sana miras gibi miras bile bıraktım.

Ne diyordum. Hava da soğuk. Güneşliydi gerçi bugün.

Korkunçlu bir şeyler.

Sınavlar var.

Koridorda kahkahalar.

Ay delinin teki kuyuya taş atmış misali. Şimdi kırk akıllıyla toplantı da yapar bunlar. Beni seviyorlarmış yalana bak yalana.

Zavallı desen bir türlü, demesen bir türlü. Ben de kendimi seviyorum, teşekkürler diyorum.

E ne diyeyim. Deli deliyi görünce değneğini saklarmış.Bu deliler umulur ki öyle yaparlar.

Şimdi tutup da kendini beğenmiş demeyin. Valla açıklaması var. Şanıma leke gelsin istemem. Bak bak paçalarımdan tevazu akıyor yine.

Neyse bu bir gece yazısı.

Mazur görmeniz dileğiyle...

Hamiş:
Kitabı okumadım.Sadece adını sevdiğim için bir satış sitesinden kesmişim saklamışım. Çünkü niye atar yaparken ihtiyaç olur. Çünkü evet manyağım.

Yorumlar

  1. Bu kadar olur yahu. Bugünkü baş agrimin müsebbibi muhtemelen dünkü yaşadıklarım. Ve olaylardan biri üç aşağı beş yukarı aynen şöyle;

    "Sessiz yaşadım ben. Kim beni nereden bilecek? " diyen bir Mehmet Akif rahatlığı.

    Başlarım senin meşguliyetine diye edepsizleşen ben. Bana ne canım haddim değil zaten de yemezler işte. İki saniyende mi yoktu bre vicdansız? Amma içerlemişim bu arada neyse bu konuyu kapatalım."
    Aşina ruh bu demek. Selam ile efendim. Allah'a emanetsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun yüzümde koca bir tebessüm oluşturdu. İnsanları hep birbirine benzetirim ama bazı insanları daha çok kendime benzetirim. Doğru tespitte bulunmuşsam ne mutlu bana. Güzelliklerle daha çok benzeşmek isterim her zaman.

      Baş ağrısına gelince,bu olay ve tabi beraberinde gelişen bir takım üzerime değersizlik hissiyatını çöktüren şeyler benim de başımı ağrıtmıştı. İnsanı yıpratan şeyler, düşündüğü kadar düşünülmediğini anlayınca o eski seni ne kadar arasan da bulamamak vesaire. İyice daldım çok mu teferruat yazdım acaba?Belki bahsi geçen sıkıntıdan uzaklaştım bile. Anlayış kadar sıcak döşek yok da bazısına çok rahat geliyor tatlı tatlı yatmak. Kendi kalkıp da size o sıcaklığı sunmuyor. Hal böyle olunca manevi menfaatte maddi menfaat kadar çirkince sızıyor ilişkilerin içine. Hep banadan,hep berabere geçilemiyor. Benden biz olmaya ulaşmak ümidinde bir divaneyim belki de bunlar hep ondan.Uçtum ben iyice. Belli ki toplamak nasip olmayacak.Selam ve sevgi ile. Aynı şekilde duam seninle.

      Sil
    2. Açıp bakmak gerekiyor. Bildirim gelmediği için haberim olmuyor geç cevap yazıyorum kusura bakma. Iliskilere sızan manevi menfaat çok daha iç acıtıcı. Bir de maddi menfaat sağlamalarına izin verme durumu var. Bir sofraya buyur edilmek,bir muhabbetten nasiplenmek,sıcak bir ortamda yer edinmek için seni somurmelerine izin veriyorsun. Bu daha da kötü,ve konu dışı. Aman bosverelim bunları, şu yüzyılda bizi anlayan iki üç kişi bulmuşuz. Keyiflenelim. Iyi olalım. Ve bir kez daha anladım iletişimde maddi uzaklık-kalpten kalbe bir yol varsa - hic de önemli değil. Hem de klavyenin mekanikligine,mecranin sanalligina rağmen. Cok uzattim. Allah'a emanetsin.

      Sil
    3. Estağfurullah olur mu öyle şey zahmet edip o kadar okuyorsun beni bir de bu nazik sözlerin cidden çok teşekkür ederim. Yorum yazarken oturumu kapat butonunun altında beni bilgilendir yazan kutucuğa tıklarsan mail alabilirsin sonraki yanıtları sadece benim blogum için değil başka bloglarda ihtiyacın olursa işine yarayabilir. Kötü yanı çok yorum gelen bir blogsa üç yıl sonra bile o yazıya gelen yorumların haberi sana gelir.İptal etmek gerekir.Benim blogum bu tür dertlerden muzdarip değil üzülmeli mi şükür mü edilmeli bilemiyorum artık. :)

      "Bir sofraya buyur edilmek,bir muhabbetten nasiplenmek,sıcak bir ortamda yer edinmek için seni somurmelerine izin veriyorsun."

      Bu cümle tam on ikiden vurmak.Farklı mekanlarda aynı şikayetlere sahipmişiz demek.

      Değil mi? Mutluluk öyle umulmadık bir zamanda geliyor ki böyle. Blogtan elimi ayağımı çekmeyi düşünürken sana rastladım.İyi ki rastladım.

      Hep uzat. Sen de Allah'a emanetsin. İşlerinde Rabbim kolaylıklar versin.

      En içten sevgilerimle...

      Sil
    4. Aslında "beni bilgilendir" butonunu kullanıyorum.Ama maile bakmayınca sık sık böyle oldu. Bir de facebook'taki gibi daha pratik olsaydı keşke burada da :) Elini eteğini de çekme. Buralardayız.Yazdıkça iyileşir dünyamız inşallah. İz bırakıyoruz o izleri birileri takip eder belki. Ve inşallah anlamlı/yararlı izler bırakırız. Böyle kaç yorum daha yazsak bitmeyecek gibi. Çiçek gibi kalbimiz var yahu,sevinç doluyor özümüz tanıdık bir ruha rastlaşınca. (övgü şahsımıza değil,hissiyata.)
      Sonraki gönderilerde yazışmaya devam ederiz. Sevgilerle evet :)

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar