Kabuğu Kırılan Cıvıltılar ve Genişlik Duası

Sevgili blogcum,

İçimde böyle önerdiğim, hediye ettiğim kenara atılmış kitap kırgınlığı vardı. Ama ben dünyalar açacaktım. Daha çok okuyacak, yeşerecektik. İnsanın hazır olma halleri işte.

Bir kitap beni elimden tutup bambaşka kitaplarla buluşturdu hep. Bu dedi, benden sonra tanışmanı istediğim arkadaşım. Eşim, evladım, öğretmenim... Birini sevince onun sevdiği herkesi tanıma isteğiydi bu. Hayır tanıma isteği değil birini sevince onun sevdiği herkesi sevme isteğiydi. Bitmek bilmeyen bir halkanın neresinde olduğumuz meçhul de olsa merkeze milim milim yaklaşmak bir ümittir. Suya bir taş atılır, dalga dalga yayılır. Taş biz miyiz, ulaşmaya çalıştığımız şey mi? Kendini aramak böyle bir şey mi?

Beni üzgün görebilirsin, ben de insanım. Zaman zaman hayal kırıklığına uğrayabilirim. Bazen bazı itiraflar size nefestir. Ey kainat ey yollar ey kalabalık. Varım ve görünüyorum şükür kere şükür. 

İçimdeki kuyu Dirmit kızla konuşsa ne der? Kuşkuş otu, gelincik ve kır papatyası. Ey ayağıma çarpıp duran sarı çiçek söyle. Sen misin ilahideki yoksa şu ilerdeki mi? Anneni babanı sorsam söyler misin mesela?

Kuş yuvalarının altında yumurta kabukları. Demek yavru serçeler yuvadan uçtular. Demek bu cıvıltıda yeni onlarca ses var. Ya Rabbi bu genişliği göğsüm almıyor. Genişlet beni. Seni layığıyla tanıma ve sevme kabiliyeti. 

Şükürle...

Şeyma


Yorumlar

Popüler Yayınlar