Anahtarı Çevirmek

"Sana isabet eden seni ıskalayacak değildi, seni ıskalayıp geçen de sana isabet edecek değildi" Hadis-i Şerif

Sevgili blogcum,

Herkese cevap verme yükümlülüğüm ortadan kalktı. İnsanlara böyle değer verdiğimi düşünürdüm, şimdi başka türlü düşünüyorum. Yine de Peygamber (s.a.v) sünnetidir; konuştuğumuz kişiye başımızı kaldırıp bakalım, vücudumuzu ona doğru çevirelim istiyorum. Bir tarafta barikatlar, bir tarafta sünnet...

Aslında sünnetin içinde de barikatlar var. Kapısında durduğunuz evin içine bakmamak, evlere habersiz girmemek, çok fazla kalmamak. Al sana sınırlar.

​"Karmaşık şeyler zaman alır ve bu süreci atlayamazsın," dedi dil öğrenen kız. Emek vermek, bedel ödemek... 

​Yaratım süreci devam ediyor. Sadece tırnaklarımız, saçlarımız değil; bütün vücudumuz anbean yeniden yaratılıyor içten ve dıştan. İlişkilerimiz, ihtimallerimiz de yeniden yaratılıyor. Her an yeni bir ihtimal... Zaman, mekan gibi bizim olmazsa olmazlarımız Allah için önemli değil. Bizim "ihtimal" dediklerimiz orada nedir? Topyekün görme kabiliyetimiz yok. Galaksileri, yıldızları, yerdeki türlü çeşit canlıyı veya (bizce) cansızı... Bana iyi gelen meltem ötekini ağlatırken, neyin iyi neyin kötü olduğuna karar verecek konumda olduğumu düşünmem normal mi? Üstelik zor duyguları kötü saymak da bizim yargılarımız değil mi? Öfke hakkı savunuyorsa kötü müdür? Kıskançlık bize bizdeki o özlemi fısıldıyorsa? Ya da bize kötülük etmiş birine karşı asık suratlı olmak kötü müdür?

​İçimizde bize iyi gelmeyen şeyleri fısıldayan bir sezgi var. Kendimi birilerini kurtarmaya çalışırken yakalıyorum. Ben olmasam da benden vazgeçmenin bir yolunu bulacağını biliyorum. Kimse benimle değer kazanmadı. Bensiz de değer kaybetmeyecek biliyorum.  Garip bir uyanış, korkmadan yaşamanın anahtarı gibi. Çevir anahtarı, hadi gir kapıdan.

​Duraksıyorum.

Arayışla...

Şeyma

Yorumlar

Popüler Yayınlar