Öfkenle Yaşa*
Sevgili blogcum,
Bunu yanlışlıkla yayınlamışım, anlı şanlı yayınlayalım da tarafımız belli olsun madem.
Ben kendi kutusuna hapsolmuş insanlara kendimi anlatmaya çalışmaktan usandım. Muhtemelen benden de usanan şeyler vardır.
Takdir edilmek için bir kedi gibi oturup beklemekten usandım. Çünkü gören göz zaten görürdü benim nasıl bir hayat kurduğumu. Bu dinginliğin bir tesadüf olmadığını.
Bana bir şeyleri bulunca mutluluğu bulacağımı düşünenlere mutluluğumu ispatlamayı da bıraktım. Hayatın hangi merhalesinde saf mutluluk olmuş ki hem? İmtihan hepsi. Yine de güzelliklerle kuşatıldım, elhamdulillah.
Bazı şeylerin de başka olduğunu fark ediyorum. Ben arkadaşlar bu duygular üzerine, bu inançlar üzerine kaç kere çalıştım, saymadım. Sayalım. Haftalar. Aylar. Yıllar.
Ona göre o mükemmel çünkü sancısı yok. Niye olsun ki? Tek derdi geçmiş. Geçmişte ona yapılanlar. Benim şimdim taciz ediliyor çığlığım kimin umrumda. Şunu da anladım ki şimdime ben sahip çıkmazsam yarınım da olmayacak. Ve o zaman geçmişim olacak olan şimdimin sorumluluğunu da benden başka kimse alamayacak.
Çok mu sevmişler beni? Ben ne istemişim, ne hissetmişim? Göğsümdeki ağırlıktan haberleri var mıymış? Şu duvarların dili olsa da konuşsa, şu havlu kağıtların, masaların.
İki satır yazdığım şeyde kendini aramak yerine sormak diye bir sevme biçimi de var. Senle ilgileniyorum. Yok, bana bir like, sana bir like. Subliminal mesajlar. Ben çocukça flörtleşme saçmalığından da usandım. Geç kardeşim böyle, böyle, böyle de. Senin korkak duyguların için senet mi imzalamalıyım? Eksik gördüğüm yerleriyle bu adamı/kadını her şeyiyle kabul edeceğime. Oldu canım başka? Biraz emek. Fakat duvarlarla konuşulmuyor. Şu kedi bile daha empatik el insaf.
Unutmadım. Unutmayacağım. Hani akıllarında bir ümit? Bir geri dönüş. Belki bir fırsat arayanlar. İp koptu. Herkes büyük şeyler yaşayabilir küçük hayatlarında. Bir eş, bir çocuk ya da bir istifa. Ne mana?
Bakma öyle ben de bazı bıçakları peyderpey biliyorum. Bilemek anlamında.
Çare belki bir çiçek, belki bir pozisyon, belki başka bir yokuş.
Neyse Allah'ım net insanlar rica ediyorum. Ve başka şeyler de güzel ahlak, temiz kalp, akıl falan liste uzun, biliyorsun.
Amin.
Sabırla...
Şeyma
*: victim blaming: kabak niye benim başıma patladı? / Pınar Ağırsoy
Yorumlar
Yorum Gönder