Tereddüdün İzi

 Sevgili blogcum,

İnsanın kendini hep içinde bulduğu şeylerden uzak görmesi, görmek istemesi, kendisine yakıştıramaması, konduramaması, o hissin bir an önce içinden gitmesini dilemesi, kendini sağlıklı düşünmesi gerektiğine, bütün bunların zihninin boşlukları güzelce doldurması yüzünden oluşan istekler olduğuna ikna etmesi gerekliliğinin getirdiği yorgunluk. Böyle şeylere isim de koymuşlar gerçi ama ben o isimlerle kendimi yan yana getirmek istemiyorum. 

Bir insanın size bir kere iyilik yapması onun iyi biri olduğunu göstermez. Bir insan size kibar davrandı veya davranıyor diye sizi seviyor da değildir.

Yapmacık olgunluk rolleri. Ve biriken tereddüt. Dün teknede taraklı ebru yaparken tarağı tek seferde kitreden geçiremediğim için iz bırakıp durduğumu fark ettim. Tereddüdün izi. Sonra dedim ki Şeyma, kendine güven. 

Kalbim kırıldı kırılmadı değil. Yine de bu imtihan benim ve ben onu öylece kabul ediyorum.

Hiç yapmadığınız bir şeyle itham edildiniz mi? Yapabileceğiniz ama yapmadığınız bir şeyle. Bir hatayla, yanlışlıkla  yapılan ve düzeltilmesi mümkün olan bir şeyle veyahut tam tersi geri dönüşü olmayan bir şeyle. Kulağımda bir iftiranın tınısı var hâlâ.  Yapmadım deme, diyor o ses. Yaptın.

Halbuki yapsam bile ne değişirdi ki? Acemiydim, dalgındım... Zaten baştan aşağı bir yanlışın içinde doğru olmaya çalışmaktan yorulmuştum vesaire. Fakat adalet de özür de herkesin payı olmayan şeyler. Ne güzel örtüyorsunuz kusurlarınızı özürsüz. Oysa ben hiçbirini unutmadım. 

Sevgili blogcum, 

Tatlı bir yorgunluk var üzerimde. Herkes bilmediği şeylerin ordinaryusu. Çırpınmak, çırpınmak hep batmamak için. Bir stres, bir çıkış, bir yol ayrımı. 

Bir öfke, bir nöbet, biraz cesaret. Bitti dediğin yerlerde başlıyor hayat. 

İnançla...

Şeyma

Yorumlar

Popüler Yayınlar