Titrelerin Varoluşsal Katkıları ve Katkısızlıkları Üzerine

 Sevgili blogcum,

Titr(e) nedir? Etikettir, ünvandır. Doktor, hakim günümüz popüler meslekleri ceo veya influencer. Bir ünvan bir insanı zeki yapamaz belki ama bilirsiniz ki bazı ünvanlar zekadan yoksunların üzerinde durmaz, duramaz. Bütün ünvanlar için bir genelleme yapılamayacağı bir yana, zeka insanlık veya sosyal beceri ölçütü değildir. Nice ortalama insan(vasata hamdolsun) yaşamın içerisinde iş, hayat dengesinde daha başarılı ve -kime göre, niye göre bilinmez- daha mutludur. 

Hülasa titre bir başlangıç noktasıdır. Disiplinsiz biri asker olamaz düşüncesi, nice disiplinli insanın arasında bir savruk insanı gördük diye yıkılmaz. Kaldı ki kurallara riayet ağlaya ağlaya bile olsa esastır. Sistemin siteminin bir üst makama ulaşmaması gerekmektedir. Tatlılıkla ezberlenmiş sözlerin robotik tekrarlarıyla burda olmaktan memnunum mesajı verilmelidir. Gerçek çoğu kez kimsenin umrunda olmamakla meşhurdur.

Bazı ünvanların boşuna olmadığı gerekçesiyle birilerini alçak veya yüksek görmek hatasına düşülmemesi adına kendime bir hatırlatma mahiyetinde yazdığım bu yazıda, kabuk sert veya yumuşak olsun kabuktur. Esas olan özdür, çekirdektir, köktür. Kabuklar değişebilir, çiçekler biçim değiştirebilir fakat değişmeyen bir şeyler muhakkak olacaktır. En nihayetinde Thesus'un gemisi hâlâ Thesus'un gemisidir. Fakat daha sağlam, fırtınalara dayanıklı, üzerine korsanların çıkmasına müsaade etmeyen bir gemidir artık. 

Ünvanların size kimlerin tarafından verildiği büyük önem taşır. Bir iş yeri ünvanı ve iyi bir okur ünvanı aynı değildir. Biri öze uzanır evet fakat düzenli bir işe senelerdir tutunan biri için de her sabah belli saatte kalkmanın disiplini özün bir yerine tutunmuş ince bir kök değil midir? Yine de mecburluk hissiyatı ve disiplin bir sayılmamalı, bu ayrım hissî veya somut davranışsal gerekçelerle ayrıştırılabilmelidir. 

Ünvandan korkmak kadar, ünvanından korkulması düşüncesi de ürperticidir. Gurur duyacağın şeylerin yanında toplumun standartlarından farklı olmanın getirdiği utanç birbirine karışmıştır. Dışlanma, kıskanılma, sevilmeme ihtimalleri boğazına dizilen yumrular halindeyken o kadar da önemli biri olmadığının iknasıyla uğraşırsın. Oysa önemli biri olmak istemektesindir. Sevilmek, ait olmak, kendin olarak, tüm tecrübelerinle kabul edilmek; bütün bunları yararlı şeyler için kullanabileceğini bilerek yaşamak en gerçekçi hayalindir.

Maskelerini ve kendini ayrı tuttuğun bu hayatta, Maske filmindeki ana karakterin ara ara o yeşil maskeyi yüzünden çıkaramaması gibi, yeşil ve güçlü olmak sizi mutlu etmeye yetmez. Güç dediğimiz şey ise olsa olsa bir yanılsamadır. 

İnsanı insan kılan meziyetlerin vitrine konulması ne kadar nahoşsa titrelerle var olmaya çalışmak da o derece nahoştur. Bu bizi biz kılan esaslardan vazgeçmek veya onları kabul etmemek anlamına gelmez. Titreler adlarımızın önünde güzel bir manzaradır. Garanti edebileceğimiz tek gerçeklikse içerinin daha güzel olduğudur.

Cesaretle...

Şeyma

Yorumlar

Popüler Yayınlar