Erememiş*

 Sevgili blogcum,

Geçmişle yüz yüze geldiğim günler. Geçen sene bu zamanları hatırlıyorum. İçimdeki endişeyi, korkuyu. Sonra başka şeyleri de. Ne kadar fazla güzel gün yaşadığımı ve adım adım büyüdügümü görüyorum. 

Farklı yollara çıkmak istiyorum. Şimdi içimde binbir endişeyle kimseyi taşımıyorum. O kadar şehri kendim olarak tanımanın, o kadar kişiye kendim olarak gülümsemenin verdiği rahatlık. İnsanım ve insanlığım bütün kusurlarımın sebebi ve çözümü. Gözlerimin içine bakarak şöyle diyorum:

Seni onlar var etmedi. O kişiler yokken de vardın. Kimi zaman o kişilere rağmen vardın. Gümbür gümbürdün bazen bir şelale kadar, bir gökkuşağı kadar rengarenktin. Bazen durgun bir dere oldun bazen güneşin pırıltılarını yansıtan bir göl. Sendin bütün ayrıntılarda ve güzelliklerde bir güzellik bulan. Sana bahşedilmiş olandı bu bakış. 

Pek çok kişi yol arkadaşlarıyla uzaklaştılar. Birkaçı yalnız ve pek çogunun yanından da sen uzaklaştın usulca. Herkesin merkezinde kendisi vardı ve olmalıydı. Kendi çekirdeğine döndün ve ilgilendin onunla. Özün özü, ötenin de ötesi. Şah damarından yakın ve gören, işiten, bilen her şeyi. Sığındın ve kurtuldun. İşte zafer. 

Hayat devam edecekti yine. Maceralar. Yeni yerler ve yeni arkadaşlıklar. Sevmenin türlü çeşidi aşarak gelecek hayatına. Çünkü engelleri kaldırınca gelebilir su. Şemsiyeleri kaldırana kadar güneş görünmez. 

İncindin ve incineceksin korkma. Bu derinleşmektir, tanımaktır gerçeği. Öğrendin ve ögreneceksin daha. 

Sukunetle...

Şeyma 


*: Halil Cibran Ermiş'e atıf

Yorumlar

Popüler Yayınlar