Olmam Gereken Yer

 Sevgili blogcum,

Bazen aynı dertlerden muzdarip olmamız tuhaf geliyor. Bin çığlıkla değiştiremediğimiz gerçekler. Menfaatimi düşünerek girmediğim ortamlar için  pişmanlık duymuyorum. Daha önce olmasını istediğim hiçbir şey yok. Büyümek belki. Fakat seni korumanın türlü yolunu buluyor zihnin. Acısız ve geçici yollar. Sonra bahşedilen veya sende biriktirilen bir kudret veyahut biten tahammül gücü. Tahammül kelimesi muhtemelen hamala uzanır. Muhtemelen kelimesi de ihtimale. Şaşırtıcı şey ihtimal yine hamala. Bir mümkünü taşımak. Mümkünü imkana götürmeden dönelim hamala. 

Demek ki bu hamal ancak bu kadar yükü kaldırabilirmiş, dahasını yüklersen düşermiş. Yere çömelirmiş. Sepetin omzunu kesen iplerine uzanırmış elleri. Acıyan kollarından o iki urganı çıkarıp, yükü yere bırakırmış, soluklanırmış.

Ne güzel gülüyorsunuz, bayım. Keşke bu kadar gaddar olmasaydınız. Bu kadar bir şeyler. Merhamet Allah'ım ne güzel kelime. Rahmet Sen'den gelen. Bir tecelli olarak rahmet. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla derken defalarca unuttuğumuz şeyleri hatırlayalım mı?

Mesela, merhamet edin ki size merhamet edilsin. Bir örnek. 

Durağımı kaçırıyorum. Ömürlerimizde böyle bir olasılık olmaması güzel. Düğmeye basmayı unutmuşum. Basamamışım o durağa gelmeden, inememişim. Vakti zamanında olmam gereken yerde değilmişim. Olabilir mi böyle bir şey? Kadere imân derken kasıt bu olabilir mi acaba? Yola ben karar verebilirim de yolun nereye çıktığını bilebilir miyim? Bilmem kaç numaralı otobüsten inip aktarma yapamaz mıyım, illa sonuna kadar gitmeli miyim?

Yağmurda aheste aheste yürüyorum. Hiç adetim değil, ayağımın ağrısı yavaşlatıyor. Caminin yanından geçiyorum. Yanlış durakta inmesem geçmeyeceğim. Aceleyle çıkarılmış terlikler, rafta birkaç ayakkabı, demirlere asılmış iki şemsiye. Olmam gereken yer şimdi mi acaba?

Bazen yanlış duraklar doğru duraklardır, yanlış güzergah diye bir şey yoktur çünkü. Her yol bire çıkar, gittiğin yeri bilirsen durmak da koymaz insana yavaşlamak da. 

Şimdi, hadi hadi diye sırtımızda şaklayan kırbaç sahipleri iyi dinleyin sözüm size. İşse rızık, eşse, evlatsa rızık, işte bu yazı da benim rızkım, okuyanın rızkı.

Bir eksiği var mı diğerlerinden? Açıklayın açıklayabilirseniz, varsa niye?

Tefekkürle...

Şeyma

Yorumlar

Popüler Yayınlar